Mersin Böcek İlaçlama - 0532 132 91 97 - Mersin Haşere İlaçlama

Mersin Böcek İlaçlama - Sağlıklı Günler Sunuyoruz - 0532 132 91 97
Mersin Böcek İlaçlama - 0532 132 91 97 - Mersin Haşere İlaçlama

SGS Böcek İlaçlama (Sağlıklı Günler Sunuyoruz)


    SİLİFKE TARİHİ YERLERİ

    Paylaş
    avatar
    MersinLee
    Admin

    Mesaj Sayısı : 178
    Usta : 545
    Kayıt tarihi : 29/01/08
    Yaş : 31
    Nerden : Mersin

    SİLİFKE TARİHİ YERLERİ

    Mesaj tarafından MersinLee Bir 27th Haziran 2009, 08:14

    TAŞKÖPRÜ

    Şehir merkezinin ortasından geçen Göksu (Kalykadn) Nehri'nin üzerindedir. I.S. 77 - 78 yıllarında Kilikya Valisi L.Octavius Memor tarafından dönemin imparatoru Vespasianus ve oğulları Titus ile Domitianus adına yaptırılmış olduğu 1870 yılında yapılan bir onarımda bulunan tas kitabeden anlaşılmaktadır. Yedi gözü bulunan ve Roma uygarlığı örneklerinden biri olan Taşköprü, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde onarım görmüştür.

    AYATEKLA

    Taşucu yolu üzerinde 4. Kilometreden sağa dönülüp bir km gidildiğinde Hıristiyanlığın en eski ve en önemli merkezlerinden biri olan Meryemlik'e varılır. Meryemlik'in tarihi Azize Tekla'nın buraya gelişi ile baslar. Isa Peygamber'in havarilerinden St. Paul'ün vaazlarından etkilenen 17 yaşındaki Tekla kendini Hıristiyanlık dinine adar. St. Paul'ün bu değerli öğrencisi Konya ve Yalvaç'ta Hıristiyanlığı yaymak için propaganda yaparken paganların baskılarına maruz kalıp, öldürüleceğini öğrenince kaçıp Seleukia'ya gelir ve sonradan kiliseye çevrilen bir mağara da saklanır. Sığındığı mağaradan yöredeki insanlara çok tanrılı dine karşı Hıristiyanlık inancını yayarken mucizeler yaratarak hastaları da iyileştirir. Yine öldürüleceği bir sırada bu mağara da kaybolduğuna inanılır. Aya Tekla'nin içinde yaşadığı mağara onun kayboluşundan sonra Hıristiyanlarca kutsal sayılmış; ta ki bu din I.S. 313 yılında serbest bırakılıncaya kadar gizli bir ibadet yeri olarak kullanılmıştır.

    Bu mağara daha sonra IV. yy'da kiliseye dönüştürülmüştür. Hıristiyanlığın resmen kabulünden sonraki dönemlerde birçok yapı ile bezenen Meryemlik'te Mağara Kilisesinden başka, bu mağaranın üzerinde bugün sadece apsisinin bir bölümü ayakta kalan Azize Tekla Kilisesi; imparator Zenon tarafından Aya Tekla'ya ithafen yaptırılan kilise ile Kuzey Kilise; hamam, birçok sarnıç, mezarlıklar ve şehir suru kalıntıları günümüze kadar gelmiştir.

    CENNET ÇÖKÜĞÜ

    Bir yeraltı deresinin kimyasal erozyonla tavanın çökmesi sonucu meydana gelmiş büyük bir çukurdur. Elips biçimdeki ağız kısmı çapları 250m ve 110m olup derinliği 70 metredir. Çökük tabanın güney ucunda 200m uzunluğunda ve en derin noktası 135m olan büyük bir mağara girişi ve bu mağaranın ağzında küçük bir kilise vardır. Kilisenin giriş kapısı üzerindeki dört satırlık kitabede, bu kilisenin V.yy'da Paulus adında dindar bir kişi tarafından Meryem Ana'ya ithafen yaptırılmış olduğu yazılmaktadır. Cennet çöküğünün içine her biri oldukça geniş 452 basamaklı taş bir merdivenle inilir. Kiliseye 300. basamakta varılır. Kiliseden sonra mağaranın bitim noktasında mitolojik bir yeraltı deresinin sesi duyulur.



    CAMBAZLI

    Adam kayalardan sonra Hüseyinler köyünden geçilip Cambazlı Köyüne varılır. Cambazlı' nın Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir yerleşim merkezi olduğu Uzuncaburç ve Ura ile Kızkalesi'ne döşeme antik bir yolla bağlantılı olmasından ve günümüze kadar gelebilmiş zengin kalıntılarından anlaşılmaktadır. Burada, kaya mezarlarının yanı sıra birer küçük mabedi andıran anıt mezarlar, lahitler, sarnıç ve özellikle köyün girişinde bulunan kilise görülmeye değer tarihi kalıntılardır. Cambazlı kilisesi, benzerleri arasında orijinal özelliklerini korumuş en iyi durumdaki örneklerden biridir. Kuzey cephesi tamamen kapalı olan yapının içindeki iki sütun dizisinden sağdaki Korint başlıklı bütün sütunlarla bunların üstünde sıralanan galeri sütunları ayaktadır. V. yy ait 20m X 13m ölçülerindeki kilisenin apsisi ve tüm duvarları sağlamdır.

    TEVEKKÜL SULTAN

    Taş köprünün hemen yanındaki türbe hakkında yazılı herhangi bir kaynak bulunmamaktadır. Selçuklu hanedanlarından birine ait olduğu rivayet edilen mezarın üzerindeki çatı daha sonradan ilave edilmiştir.

    ALAADDİN CAMİİ

    Roma köprüsünün karşısında bulunan cami, Selçuklu sultanlarından Alaaddin Keykubat döneminde yapıldığı için Alaaddin Camisi adını almıştır. Şehrin tam merkezinde olduğu için Merkez Camisi olarak da bilinir.

    Reşadiye Cami : Padişah Sultan Mehmet Reşat Zamanında, Nüzhet Paşa tarafından 1912 yılında yaptırılan caminin doğu ve batısında bulunan sundurmaları, başlık ve tabanlıkları Korint tarzında sütunlarla desteklenmiştir. Mermer ve kireç taşından yontulmuş bu sütunlar Silifke yöresindeki eski kalıntılardan devşirilmiştir.

      Forum Saati 18th Kasım 2017, 08:06