Mersin Böcek İlaçlama - 0532 132 91 97 - Mersin Haşere İlaçlama

Mersin Böcek İlaçlama - Sağlıklı Günler Sunuyoruz - 0532 132 91 97
Mersin Böcek İlaçlama - 0532 132 91 97 - Mersin Haşere İlaçlama

SGS Böcek İlaçlama (Sağlıklı Günler Sunuyoruz)


    TAŞUCU TURİSTİK MEKANLAR

    Paylaş
    avatar
    MersinLee
    Admin

    Mesaj Sayısı : 178
    Usta : 545
    Kayıt tarihi : 29/01/08
    Yaş : 32
    Nerden : Mersin

    TAŞUCU TURİSTİK MEKANLAR

    Mesaj tarafından MersinLee Bir 22nd Haziran 2009, 07:55

    HACI PAŞA UN FABRİKASI BACASI
    Sahibi: Hacı Mehmet Efendi (Hacı Paşa):

    Doğum tarihi: 1854
    Ölüm tarihi : 1917

    Fabrika, 1896 yılında Hacı Paşa tarafından kurulmuş bir un fabrikasıdır. Cumhuriyetin ilk yıllarında Hacı Paşa varislerine ait İntibah-ı Milliye şirketi bünyesinde yer almıştır. 125 Beygir gücündeki buharlı un fabrikası 1928’de yıllık 134 ton un üretmiştir. Aynı yıllarda Silifke de kurduğu kereste fabrikasında 1ooo metre mikap kereste imal edilmiştir.
    1898-1902 yıllarında Taşucu Belediye Başkanlığı da yapan Hacı Paşa, hayır severliği yanında, o dönemde Hacı Mehmet Vakfını kurmuş; Bolacalı ve Taşucu Taş Köprüleri ile Taşucu Reşadiye mahallesi Hacı Mehmet (Paşa) Camisini ve Taşucu İlköğretim okulunu yaptırmıştır.
    1925 –1926 yıllarında Taşucu’na gelen Atatürk, Hacı Paşa Konağında konuk edilmiştir.
    Yöremiz ve İç Anadolu ürünlerini deniz yoluyla Beyrut’a pazarlayan Hacı Paşa, Bağdat demiryolu hattı yapımına yaptığı yardımlarla zamanın padişahı II. Abdülhamit tarafından Paşalık unvanı ile ödüllendirilmiştir.
    (Hacı Paşa’nın Torunu Dr. Şahin DÖLEK Tarafından Fabrika Bacası restorasyonu yaptırılarak, Hacı Paşa Saat Kulesi haline getirilmiştir.)
    30 Mart 2006



    Amphora Müzesi
    Günümüzde bir kısmı kullanılan yüksek ve kemerli taş bina, 1800 lü yıllarda deniz ticareti ve ihracatında kullanılmak üzere ambar olarak yapılmış.
    Arslan Eyce tarafından Vakfa bağışlanan değerli koleksiyonla beraber 1997 yılında Kültür Bakanlığı tarafından resmi olarak müze haline getirilmiş. Arslan Eyce'nin 40 yıl boyunca büyük özverisiyle koleksiyon haline dönüştürülen, kırılıp yok olmaktan kurtarılan, kaçırılıp satılmaktan korunan, yaklaşık 400 adet Amphoranın bakım ve onarımları yapılmış.
    2003 yılında estetik bir sergileme anlayışı içinde ziyarete açılmış. Müze çok kültürlü amphoraları barındırması ünlü. Roma ve Bizans eserleri arasında en eskisi M.Ö. 6. yy, en yenisi M.Ö. 12 yy tarihlenmesi, toprak ve taş heykelcikleri, gümüş paralar, fosiller ile kendi konumunda dünyanın en zengin müzesi olarak değerlendiriliyor. 3000 yıllık tarih süresinin yaşandığı Amphora Müzesinin merkezde bulunması, Kıbrıs'a gidip gelen yolcuları ağırlaması, yaz sıcağında taş bina serinliğinde keyifle gezilebiliyor olması, yerli ve yabancı turistler tarafından da büyük ilgi görmesine neden oluyor.



    GÖZETLEME KULESİ
    Haçlı Seferleri dönemi içinde yapılmıştır. Bu dönemde Taşucu, Porto di San Theodore (Aziz Teodor Limanı) olarak anılmaktaydı.
    Bugün, Taşucu içinde doğu-batı yönünde uzanan ve pazar kurulan bir yol vardır. İşte bu yolun kuzeyinde yer alan ve Hacı Mehmet Camisine giden yol üzerinde, yaklaşık 5 metre yüksekliği olan eski bir gözetleme kulesi apsisi kalıntısı görülür.
    Apsisin iç kısmı batı yönüne bakmaktadır. Yapıldığı yıllarda tahminen önündeki bütün parkı içine alan bir mekana sahip olan kilise, 13-14. yüzyıl yapısıdır. Diğer bir deyimle, Haçlı Seferleri dönemi içinde yapılmıştır. Bu dönemde Taşucu, Porto di San Theodore (Aziz Teodor Limanı) olarak anılmaktaydı.

    TAŞUCU KİLİSESİ
    Bugünkü Taşucu Belediye binasının kuzeydoğu yönünde ve pazar yolu üzerindedir. Batı İçel’de (yani Silifke-Anamur arasında) sapasağlam ayakta kalabilmiş tek kilisedir.
    Günümüzde özel mülkiyette ve depo olarak kullanılan kilise, doğu-batı yönünde konuşlanmıştır. Apsis kısmının üzeri yarım kubbe şeklinde ve oluklu kiremitle örtülüdür. Ana yapının üzeri tonoz ahşap çatıyla kaplanmış ve üzeri, tonozu belirtir şekilde oluklu kiremitle kaplanmıştır. Duvarları taştandır. Daha önceleri apsis kısmı tavanı üzerinde dinsel konulu resimler olmasına rağmen bunlar günümüzde tamamen tahrip olmuş, neredeyse hiç görülemez durumdadır.


    HACI MEHMET (TAŞUCU) CAMİİ

    Bugün bilemediğimiz ilk biçimiyle 18. yüzyılda inşa edilmiş ve 1905 yılına kadar “Hacı Halil Camii adıyla anılmıştır. Aynı Hacı Halil Efendinin oğlu ve Taşucu eşrafından Hacı Mehmet Efendi (Hacı Paşa), yaklaşık olarak 1905-1907 yılları arasında tamirat ve genişletmesini yaptırtmıştır. Böylece cami, bugünkü şeklini almıştır.

    Caminin kuzey girişi iki devşirme antik sütun ve (birbirinin aynısı olmayan) sütun başlıkları ile yanlarda bina duvarına dayalı üç adet yuvarlak kemerden oluşmaktadır. Caminin asıl girişi olan ahşap kapı üzerindeki kitabede cami adından da söz edilmektedir. 1992-1993 döneminde Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından içten dışa, çatısına kadar onarımdan geçirilmiştir.

    Tamamen taş malzeme ile ve ortası dolgulu çift kat duvar olarak inşa edilmiştir. Girişten sonra yan merdivenle ikinci kat ya da kadınlar bölümüne girilir. Caminin ihtiyaçlarını karşılamak üzere 1907 yılında kurulan bir vakfiyesi var idi. Bu vakfiyeye ait ayrıca üç dükkan ve bir ekmekçi fırını bulunmaktaydı.


    ARAPLI KÖPRÜSÜ

    19. Yüzyıl Sonlarında (1897’den az önce), Adana Vilayeti içinde başlanan kara yolu yapımı kapsamında Taşucu-Silifke arası yolun inşası başladı.
    Taşucu-Silifke yolu üzerinde, bugünkü Seka arazisinin kuzeybatı sınırı civarında yer alan ve Bahçederesi’nden bu tarafa uzanan dere yatağı üzerinde bir köprü yapılması gerekliliği ortaya çıktı.

    Taşucu eşrafından Hacı Mehmet Efendi (Hacı Paşa)’nin müteahhitliğinde yaptırılan köprü, 1900 yılına gelirken tamamlanmıştı. 5 gözlü kemerli ve doğu-batı yönünde uzanan köprü, kesme taştan yapılmıştır. Köprünün ayaklarının akacak sulardan zarar görmemesi için birkaç metre yukarısında ve aşağısında dere tabanı düz bir yüzey oluşturacak biçimde taşlarla kaplanmıştır.

    Köprü, yaklaşık 20 metre uzunlukta, 4 metre genişlikte ve 4,50 metre yüksekliktedir. Ayrıca köprünün üzerinde her iki tarafta da yine taş duvar örülerek yapılmış korkuluklar yer almaktadır. Ancak korkuluklar yer yer yıkılmış veya tahrip edilmiştir. Köprü üzerinde her hangi bir kitabe bulunmamaktadır.

      Forum Saati 13th Kasım 2018, 04:28